|
SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ ATIKLARI
Süt, doğrudan tüketime sunulduğu gibi, kısa sürede özelliklerini yitirdiğinden
dolayı çeşitli ürünlere de işlenmektedir. Bu ürünlerin yanında artıklar da elde edilmekte ve sütteki
besin maddelerinin önemli bir kısmı bu artıklara geçmektedir.
Süt fabrikası atıklarının, çevre kirlenmesine neden olmadan atılması
en önemli problemlerdendir. Süt fabrikaları atıkları içerisinde mikroorganizmaların çoğalması
için gerekli olan besin maddeleri bulunmaktadır. Bununla beraber bu atıklar sinekler, böcekler, kemiriciler içinde
önemli bir besin kaynağıdır. Mikroorganizmalar için iyi bir ortam oluşturması ve içerisindeki organik
ve inorganik maddeler nedeniyle toksik maddelerin meydana gelmesi, hatta patojen organizmaların bulunması nedeniyle,
süt fabrikası atıkları halk sağlığı açısından olduğu kadar, diğer canlılar
açısından da potansiyel bir kontaminasyon kaynağıdır.
Sütün üretilmesi, taşınması, depolanması ve satışı sırasında
meydana gelen atıklar gaz, sıvı ve katı halde bulunurlar. Özellikle atıkların, herhangi bir
işlem yapılmadan atılmaları halinde uygun hava koşulları altında meydana gelecek biyolojik
parçaların, birçok kötü kokulu gazın çevreye yayılmasına, toksik maddelerin oluşmasına ve çevrede
yaşayan tüm canlıların zarara uğramasına neden olurlar. ( Metin ve Öztürk, 2003 )
Gıda üretiminde hijyenik ve sağlıklı durumların yaratılması ve devam
ettirilmesi anlamına gelen sanitasyon olumsuz yönlerin giderilmesi için büyük önem taşımaktadır.
Hayvansal protein, yağ, şeker, madensel maddeler içeren sütçülük artıkları pek
çok ülke tarafından değişik şekillerde değerlendirilmektedir. Peynir ve kazein teknolojisinden arta
kalan peynir suyu, süt endüstrisinin en fazla ürettiği yan ürünlerindendir. Kuru maddesinin düşük oluşu, süt
gibi kolayca bozulabilir oluşu ve taşımasının ekonomik olmayışı gibi nedenlerden dolayı
değerlendirilmesi en problemli artıktır. Ülkemizde birkaç modern işletmede değerlendirilmekte ve
ayrıca kimi zaman hayvanlara verilmekte ya da tarlalara dökülmekte, kimi zamanda kanal ve akarsulara atılmak zorunda
kalmaktadır. Birçok ülke ise süt ve artıklarının zerresini bile israf etmemektedir.
Süt endüstrisi atıklarının belli parametrelere uyulabilmesi için genellikle uygulanan
arıtma yöntemidir. Bu yöntem 3 aşamadan oluşmaktadır:
A
- Ön Arıtım: Bunda ızgaralarla iri maddeler ayrılır. pH belli seviyede tutulur, atıktaki yağ
diğer atıklardan ayrılır. Bu bölümde BOI (Biyolojik Oksijen ihtiyacı) gider ve oranı %25-35
dir.
B
- Kimyasal Arıtım: Kalsiyum hidroksit, alüminyum sülfat ve demir klorür gibi maddeler kullanılarak pıhtılaşma
yapılır. BOI giderme oranı % 50-85 dir.
C
- Biyolojik Arıtım: Bu kademe 2 yolla (aerobik ve anaerobik) yapılabilir. Süt endüstrisi atıkları
aerobik yöntemle kolayca arıtılabilirler. Bu sistemde oksijen ve bakteri kültürünün sağlanması ile biyokimyasal
oksitlenme hızlanır ve böylece çözünmüş organik maddeler giderilir. ( Körpe ve ark., 1997 )
1
- Çevre Kirlenmesi Açısından Ortaya Çıkan Sorunlar
Sütçülük atıkları çevreye olduğu gibi atıldığı zaman, bu atıklarda
bulunan organik maddelerin atıldıkları yerlerde özellikle akarsularda, göllerde ve hatta denizlerde neden oldukları
kirlenmenin ekolojik ve ekonomik önemi birçok yerli ve yabancı araştırmalarda ve yayınlarda vurgulanmıştır.
Bugün teknolojisi ileri ülkelerde tesis temizlemede kullanılan sular dahil süt fabrikalarında
elde edilen atıklar hiçbir işleme tabi tutulmadan olduğu gibi çevreye, akarsulara atılamazlar. Bunun için
bu ülkelerde yasal önlemler alınmıştır. Zira işletmeden çevreye atılacak peynir suyu ve yayık
altı atıldıkları ortamda bulunan oksijeni tüketmekte ve hayatı yok etmektedir. Sütçülük atıklarında
bulunan çeşitli organik maddelerin atıldıkları ortamda parçalanması sırasında tükettikleri
oksijen miktarına “Biyokimyasal Oksijen Gereksinimi” denilmektedir. Çizelge 1 süt ve bazı sütçülük atıklarının
biyokimyasal oksijen gereksinimlerini göstermektedir. ( Körpe ve ark., 1997 )
Çizelge
1 - Süt ve Bazı Sütçülük Atıklarının Biyokimyasal Oksijen Gereksinimleri
|
|
Biyokimyasal
Oksijen Gereksinimleri (mg/litre) |
|
Süt |
120.000 |
|
Yağsız
süt |
72.000 |
|
Yayık
altı |
70.000 |
|
Peynir
suyu |
44.000 |

2
- Sütçülük Atıklarının Dünyadaki ve Türkiye’deki Durumu
Dünya süt endüstrisinde en önemli sütçülük atığı “ peynir suyu” dur. Peynir
suyu diğer endüstri atıkları arasında en problemli olanı olarak sayılmakta ve bu nedenle yapılan
sayısız araştırmaların ve teknolojik çalışmaların peynir suyu ile ilgili olduğu
görülmektedir. Günde tonlarca peynir üreten dev tesisler için, peynir suyu çok büyük bir sorun oluşturmaktadır.
Kovski (1979) nin araştırmasına göre dünyada 72 milyon ton peynir suyu elde edildiği
tahmin edilmektedir. Allum (1980) yaptığı çalışmada Avrupa Ekonomik Topluluğuna üye ülkelerde
toplam peynir suyu miktarının ise yaklaşık 24 milyon ton olduğu araştırıcılar
tarafından öne sürüldüğünü belirtmektedir. Dolayısıyla yapılan her 10 araştırmadan 9’u
peynir suyu ile ilgili bulunmaktadır. ( Körpe ve ark., 1997 )

Ülkemizde yıllık süt üretiminin % 4 kadarı tereyağında, %2 kadarı da
peynir üretiminde kullanılmaktadır. Ancak ülkemiz sütçülüğü hala küçük aile işletmeleri veya mandıralar
görünümündedir. Türkiye’de üretilen sütün ancak %10-15 kadarının modern teknolojinin gerektirdiği şartlarda,
süt fabrikalarında işlendiği kabul edilmektedir. Süt gibi değerli bir besin maddesinin çoğunlukla
küçük kapasiteli işletmelerde ve yetersiz bilgi ile işlenmesi sonucu sütçülük atıklarının değerlendirilmesi
de güçleşmektedir. Bu durumda oluşan sütçülük atıklarının bazen hayvanlara verilmesi, yayık
ayranından “kurut ve çökelek” peynir suyundan ise “lor peyniri” yapımı gibi bazı
sınırlı kullanılma şekilleri vardır. Çevre kirlenmesine neden olan peynir suları ve yayık
altı, değerli bir besin kaynağı olmasına rağmen değerlendirilmeden atılmaktadır.
Türkiye’de toplam süt üretiminin %60’ını bulan önemli bir kısmı tereyağı
ve peynir gibi mamullere işlenmektedir. Yani toplam üretilen süt miktarı 6 milyon ton olarak alınacak olursa,
Türkiye’de her yıl 3- 6 milyon ton süt önemli miktarlarda sütçülük atıkları veren süt ürünlerine işlenmektedir.
Bu durumun ekonomik önemi, sütçülük atıklarında çoğu kez değerlendirilmeden atılan ve kaybolan yağ,
protein, laktoz ve mineral maddeleri miktarına bakılarak ortaya çıkar.(Çizelge 2)
Çizelge
2 : Türkiye’de yılda elde edilen sütçülük atıklarındaki besin değer miktarı (ton)
|
|
Yayık
altı |
Peynir
suyu |
Toplam |
|
Yağ |
13524 |
9942 |
23446 |
|
Protein |
93984 |
9120 |
103104 |
|
Laktoz |
109737 |
48245 |
157982 |
|
Mineral
maddeler |
18931 |
6182 |
15113 |
Çizelge 2 ‘de görüleceği gibi sadece yayık altı ve peynir suyu gibi iki önemli
sütçülük artığından modern teknolojinin uygulanması halinde elde edilebileceği hesaplanan toplam
protein miktarı 103104 ton olup Türkiye nüfusunun hayvansal protein gereksinimi belli bir süre için karşılamada
yardımcı bir kaynak olabilir. ( Körpe ve ark., 1997 )
3
- Süt Mamulleri ve Atıklarının Besin Değeri
Sütten çeşitli mamuller yapılırken üretim sırasında ortaya çıkan atıklardan
insan veya hayvan yiyeceği olarak yararlanılabilinmektedir.
Yağsız
süt ( Yavan süt )
Kendi haline bırakılarak yağı alınmış veya makineden geçirilerek
kreması ayrılmış süttür. Yağsız sütlerde yağdan ve yağda eriyen vitaminler dışında
sütteki bütün besleyici maddeler bulunur. Sütteki madensel maddelerin, enzimlerin ve suda eriyebilen vitaminlerin çoğu
yavan sütte kalır. Kendi haline bırakılarak ve makine ile kreması ayrılan iki yavan sütün bileşimi
Fleisehmann tarafından çizelge 3’te gösterilmiştir.
Çizelge 3- Yavan Sütlerin Bileşimi ve Kalorisi
|
|
Kendi
Haline Bırakılarak Yağı Alınmış Yavan Süt |
Makine
ile Ayrılmış Yavan Süt |
|
|
% |
Kalori |
% |
Kalori |
|
Su |
89,65 |
|
90,35 |
|
|
Protein |
4,03 |
19,0 |
4,00 |
19,2 |
|
Yağ |
0,75 |
7,0 |
0,20 |
1-9 |
|
Süt
şekeri |
4,06 |
16,2 |
4,70 |
18,8 |
|
Madensel
Maddeler |
0,77 |
|
0,75 |
|
|
Kalori |
|
42,5 |
|
39,9 |
Yağda eriyen vitaminler kalan yağ miktarı ile orantılıdır. Yağ azaldıkça
yağda eriyen vitaminlerin de miktarı azalır. Yapılan araştırmada %0,04 mg B1, 0,18 mg B2, 0,1
mg niasin, 1 mg da C vitamini içerdiği belirtilmiştir. Yağsız sütler özellikle proteinler ve amino asitler
bakımından önemlidir. Sütte olduğu gibi, amino asitlerinin hepsini içerir. Yavan sütlerin ekmek hamuruna katılması
hem kalitesini düzeltir ve hem de hububatta eksik amino asitleri tamamlar.
Yağsız sütler ya olduğu gibi kullanılır ya da (şekerli, şekersiz)
koyulaştırılır, kurutulur, peynir veya yoğurt yapılır. Hayvanlar için ekşitilip kurutulmaktadır.
Krema
Sütlerin kendi haline bırakılması veya makineden geçirilmesiyle ayrılan yağlı
kısma krema denir. Genellikle yağda eriyen vitaminler bulunur, madensel maddeler bakımından fakirdir.
Kremalar günümüzde beslenme bakımından önemlidir. Az yağlı olanları çaya, kahveye karıştırılırlar.
Dondurma yapımında kullanılırlar. Dövme kremalar da çeşitli tatlılara, pastalara konurlar. Kremalar
çeşitli peynirlere katılmak suretiyle onların yağ miktarlarını arttırmaktadır. Bu
gibi peynirler genellikle özel ambalajlar içinde ve daha yüksek fiyatla satılmaktadır. Kremalar kurutulduktan sonrada
kullanılabilirler.
Kaymak
Memleketimizde sütleri pişirildikten sonra sıcak olarak bekletilmesiyle elde edilen bir süt
mamulüdür. Her sütte yapılılabilir. Lüle kaymağı biraz daha geliştirilmiş bir teknikle manda
sütlerinden elde edilir. Sütle, şekerle, balla veya muhtelif tatlılara katılmak suretiyle harcanır. Kilosu
ortalama 6150 kalori vermektedir. Satılmayıp elde kalan kaymaklar yayıklanarak tereyağı haline çevrilirler.

Kaymakaltı
Kaymağı çıkarılmış sütlerin artığına kaymakaltı denir.
Genellikle yoğurt yapımında kullanılırlar, bazen de hile amacıyla diğer sütlere katılırlar.
Çökelek
Köylümüzün beslenmesinde önemli bir protein kaynağıdır. Yoğurttan yağ yapılması
sırasında arta kalan ayranın ısıtılıp bez torbadan süzülmesi ile elde edilir. Protein bakımından
zengindir, yağı azdır. Süzülme sırasında suda eriyen madde ve vitaminlerin bır kısmı
akıp gider; bu beslenme değerine zarar verir.

Kurut
Özellikle Doğu bölgelerinde yapılan ve halkın çok değerli bir protein kaynağı
olan süt mamulüdür. Yağ artığı ayranın ısıtılması, süzülmesi ve elde edilen pıhtının
şekil verilerek kurutulmasıyla elde edilir. Protein değeri çok yüksek, madensel maddeleri de fazladır.
Bu bakımdan yağsız süt tozlarına benzerler.

Süt tozu
Sütün az bulunduğu yer ve zamanlarda, sütün kullanıldığı her işe yarar.
Çok iyi bir besindir. İstenirse tekrar sulandırılıp süt haline getirilir ve bu şekilde tüketilebilir.
Süt tozları genel olarak yağlı, yağsız, yarı yağlı sütten yapılmaktadır.
Genel olarak süt tozlarına yağlı kırında 550—1600 IU A vitamini bulunduğu belirtilmektedir.
D vitamin zarar görmez. E ve K vitaminleri de bugünkü modern tekniklerden etkilenmemektedir. Süt tozları kalori bakımından
da zengindir. Süt tozları yoğurda, dondurmaya katılır. İstenirse peynir yapılır. Önemli
bır kullanım alanı da ekmekçiliktir. Ortalama olarak ekmek hamuruna %6 oranında katılması çok
iyi sonuç vermektedir. Undaki eksik amino asitleri de tamamlar.

Lor
Süt proteini olan kazein ancak asit ve mayanın etkisiyle pıhtılaşır. Sıcaklık
etkisiyle kazeini pıhtılaştırmak mümkün değildir. Albumin ve globulin ise maya ile pıhtılaşmaz.
Bundan dolayı peynir suyunda kalır. Peynir Suyu proteini olarak isimlendirilen bu proteinler kazeinin aksine sıcakta
pıhtılaşır. Bundan faydalanılarak peynir sularının ısıtılmasıyla albumini
elde etmek mümkün olur. Böyle bir pıhtının tuzlaşmış haline ise lor denmektedir. Besleme değeri
çok yüksek bir peynirdir. Vücut için çok önemli olan amino asitlerin vücuda alınmasını sağlar.

4
- Sütçülük Atıkları
4-A- Tereyağcılık
artıkları
4-B- Peynircilik artıkları
|